Kinoa, tahıl kategorisinde değerlendirilen ve yenilebilir tohumları için yetiştirilen ve besin değeri oldukça yüksek bir tarım ürünüdür. Aslında tür olarak Buğdaygillere benzerlik gösterse de familya olarak yapraklı sebzelerle daha yakındır.

Kinoa bitkisi boyu 1-2 metreye kadar uzayan aynı zamanda uzun ömürlü bir bitkidir. Daha çok Güney Amerika’da Bolivya ve Peru’da, And Dağlarının çorak yamaçlarında doğal olarak yetişmektedir.

Kinoa bitkisi aşırı sıcak ve aşırı soğuğa karşı dayanıksız bir bitki turu olması nedeni ile And Dağları eteklerinde görülen ılıman iklim koşullarına uyum göstermiş ve tarımı Peru ve Bolivya’nın büyük kısmında doğal olarak başlamıştır. Aynı zamanda bu bölgeler dünyanın en büyük kapasitede kinoa tarımının yapılabildiği yerlerdir.

İspanyol kâşiflerin kıtaya gelmesiyle birlikte Kinoa Güney Amerika geneline, oradan da Avrupa kıtasının tamamına yayılmıştır. Şili ve Peru’da bulunan antik mezarlarda Kinoa bitkisinin gıda olarak tüketildiğine dair arkeolojik buluntulara rastlanmıştır. Tarihi kayıtlara göre bu bölgede Kinoa tarımı M.Ö.4000 yılından beri yerliler tarafından yapılagelmektedir.

Besin değeri açısından Kinoa, Tahıllara kıyasla oldukça zengindir. İzin gibi temel aminoasitler ve bol miktarda kalsiyum, demir ve fosfor içerir.100 gram kinoa 372 kalori, 5,8 gram yağ, 69 gram karbonhidrat, 6 gram lif içerir. Tok tutma özelliğinden dolayı son yıllarda diyet listelerinde de başköşede yerini almıştır. Kinoa genellikle pirinç ve arpa gibi pişirilebilir ve pişme süresi çok daha kısadır. Kinoa yaprakları, ıspanak gibi sebze olarak da tüketilebilmektedir, ancak bu şekilde satılmamakta sadece tarımını yapanlar tarafından kullanılmaktadır.

2013 yılı “Birleşmiş Milletler Bölge Ofisi” tarafından “2013 Kinoa yılı” ilan edilmiştir.

Geçtiğimiz günlerde Türkiye Kinoa Yetiştiricileri Derneği (TÜKİYED), son yıllarda Türkiye’de de popülerliği ve üretimi git gide artan Kinoa bitkisini gündeme taşıyan bir kongre düzenledi. Kongre kapsamında “KİNOA” (Chenopodium Quinoa Wild) bitkisinin Türkiye’de yetiştirilebilecek tohum türleri, Türkiye’ye adaptasyon yetenekleri, yetiştiriciliği, bakımı, gübreleme yöntemleri, zararlıları ile mücadele yöntemleri, hasatı, Kinoa’nın dışında yer alan saponin katmanın işlenerek ayıklanması, Kinoa’dan üretilen yan ürünler ve Kinoa’nın yerli tüketim ve yurtdışı pazarı konuları ele alındı.

Kinoa Yetiştiricileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Can Temizel yaptığı açıklamada; amaçlarının Türk Çiftçisinin bu ürünü yerel imkânlar dâhilinde uygun ve yüksek standartlarda yetiştirmesinin sağlanması ve dışarıdan ithal olarak gelen Kinoa ve Kinoa’dan üretilen diğer ürünlerinin âliminin azaltılması olduğunu belirtti.

Kinoanın Faydaları

Tam Protein: Vücudun ihtiyaç duyduğu tüm amino asitleri içeren Kinoa tohumları tam protein kategorisinde değerlendirilir. Çok az bulunan Tam protein içeren ürünler, kolesterolü yüksek ve yağ içeren hayvansal protein kaynaklarına göre daha sağlıklı bir protein kaynağı olarak görülebilir ve bu özelliği ile vejetaryenler arasında oldukça popülerdir.

 

Glüten: Kinoa kesinlikle glüten içermeyen bir üründür. Bu yönüyle Çölyak hastaları ve glütensiz diyet uygulayanlar için önerilir. Kinoa ile glütensiz ekmekler hazırlanabileceği gibi Kinoa gevrekleri yulaf gevreğine alternatif olarak tüketilebilmektedir.

 

Kilo Kontrolü: Kinoa kalorisi çok düşük bir tahıl turu olmamakla birlikte yine de son zamanlarda yok tutucu etkisinden dolayı diyet listelerinin vazgeçilmezi olmuştur. Bunun başlıca nedeni kinoanın protein bakımından zengin olması ve yüksek oranda besin lifi içermesidir. Protein uzun sureli tokluk hissi verirken besin lifleri de kan şekerinin düşmesini engelleyerek öğün aralarındaki araştırmaların önüne geçer. Ancak Kinoa tüketiminde de kontrollü olmakta fayda var zira yüksek kalorisi nedeniyle kilo atımını zorlaştırabilir.

 

Sindirim: Kinoa besin lifi değeri yönünden diğer tahıllara oranla yaklaşık 2 kat daha fazla besin lifi içerir. Besin lifi bakımından yetersiz beslenmenin yarattığı en büyük sorun olan kabızlığa karşı beslenme uzmanları kinoa tüketimini öneriyor. Bununla birlikte, kabızlığın tetiklediği bir diğer sorun olan hemoroide karşı da daha fazla kiona tüketerek önlem alınabilir. Son yılların en yaygın görülen kanser türlerinden olan kolon kanseri konusunda uyarıda bulunan onkologlar da Kinoa tüketiminin faydalı olabileceği yönünde önerilerde bulunuyorlar. Besin lifi aynı zamanda diyabet hastalarında kan şekeri dalgalanmalarına engel olarak ani şeker düşümü ve yükselmesi problemlerinin de önüne geçiyor.